“Kuşlar uçmak için doğmuş;

Kemiklerinin boş olmasından anlıyoruz.

Açık ve bilinen bir yönü yok insanların.

Onu biz yaratıyoruz.” -Özdemir Asaf

Özdemir Asaf’tan bu dizeleri okuduğumda zihnime Sartre’ın varoluşçuluğu ve “Varoluş, özden önce gelir.” sözü ilişiverdi. Klasik düşünce sistemlerinde her varlık, doğasından gelen bir özle tanımlanır. Ne olduğu, hangi amaca hizmet ettiği, varoluşunun nedeni en baştan bellidir. Bir kalem, bir ağaç ya da bir kuş kendi doğasına içkin sabit bir anlam taşır; dolayısıyla öznel yorumdan bağımsız, belirlenmiş bir düzene aittirler.

İnsan ise bu düzenin dışında kalır. Dünyaya geldiğinde sabit bir kimliği, önceden çizilmiş bir yolu ya da hazır bir anlamı yoktur. İnsan önce var olur; yani dünyada bir yer edinir ve varlık alanına girer. Ancak kimliği, değerleri ve amaçları, kendi seçimleri ve eylemleriyle sonradan biçimlenir. İnsan, yaşamın içinde yaşamayı seçtikleri aracılığıyla kendi varoluşunu inşa eder.

Kendini anlamaya çalışan insan, çoğu zaman bunu sabit bir öz fikrine yaslanarak yapar. “Ben böyle biriyim” demek, bilinmezliğin kaygısına karşı bir korunak sağlar; kişiye tanıdık ve güvenli bir zemin sunar. Oysa insana dair hiçbir tanım nihai değildir. Kimlik, değerler ve anlam sürekli olarak yeniden biçimlenir. İnsan, özünü eylemleriyle, kararlarıyla, yanılmalarıyla ve yeniden denemeleriyle yaratır.

Bizi belirleyen şey, içimizde saklı bekleyen bir “öz” değil, yaşamın içinde yaptığımız seçimlerdir. Kimi sevdiğimiz, neyin yanında durduğumuz, hangi sessizlikleri seçtiğimiz ya da neleri sahiplenip neleri geride bıraktığımız… Bütün bu seçimler, “ben” dediğimiz şeyi şekillendirir.

İnsan, sabit bir varlıktan çok, sürekli bir oluş hâlidir. Kim olduğumuz, neye yöneldiğimiz ve hangi sorumluluğu üstlendiğimizle belirlenir. Bu da beraberinde hem yönsüzlüğün doğurduğu bir yalnızlığı hem de seçme ve yeniden başlama özgürlüğünü getirir.

Seçim Üzerine

KLİNİK PSİKOLOG MERVE ŞENLİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin